top of page
  • Instagram Sosyal Simge
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube
  • Blogger Sosyal Simge
  • Amazon
  • Pinterest

BİR ŞEHİR ARZULARDIM

Bir Şehir Arzulardım adlı kitabımın içeriğinden söz etmek gerekirse şunu söylemeliyim ki;



Lise yıllarımızın deli çağları idi

.

Hayatımızın çeyreğini oluşturduğu kadar evinden ayrı bir şehrin kapılarını aralayacağı vakitlerden bir zamanı kolladık hepimiz.Öğrencilik hayatımıza bir adım daha gidebilmek için bir üniversite arzuladık.Aslında bir şehir arzulamıştık.


"Çayların çıngırtıları ile uyandığı

Simitlerin taze, deniz kenarlarında dolandırıldığı

Şen şakrak martıların havada yol aldığı" Diyerek ifade edilen; umudun, sevincin ve paylaşmanın tohumlarını nadide gönlümüze ektiği...


 Vakti gelen  her defasında ayrılığın ifadelerini ekiştirdi gönlümüze ve her veda bir nakaratla boyandı:




"Sen bir trenle gidersin

Ağır aksak tıkırtıları vurur kulaklarına

Üzerine uzanan eller yolcu eder seni

Saatin sinsi tik taklarıyla"


 Her ayrılık arzuladığımız şehrin içerisindeki yaşam mücadeleleriyle doluydu.Kendimizden çok başkalarını düşünebilmeyi öğretti bize ayrılık.

 Afrika'daki susuz çocukların  gözlerinden okunuyordu ifadeler:





"Beni yağmurlarla buluşturun

Rüzgar değsin eteklerime avucuma kar

Alıp götürsün beni sel

Beni yağmurlarla buluşturun

Burası sıcak burası çöl "


diyen ifadeler tutuşturdu bizi okuma aşkına... Çünkü okursak bazı şeylerin değişebileceğine inanmıştık.

 Kitapların o esrarengiz perdesini şu ifadelerle yer verdik:





"İki kapak arasında harfler

İçi meşe kokulu dallarda budaksız

Kömür karası her yanı desen

Göz ucu dudak arasında duraksız

Bir yolculuk bu içten içe

Dünyanın meşakkatinden uzağız

Gidiyoruz iki dudak  arası hecelerle

Göz açıp kapayınca dek"


Okur iken değerlerimizden hiç ödün vermedik!

Sancağın bağrında savrulan şerefimize:






"Sen omzumda şeref sancağım da onur

Avuçlarımda sarkık kalbimdeki şefkat

Ey seni kızıllığın kan beyazın temizlik

Bu vatan uğruna savrulup savrulacak olan

Ay yıldızlı bayrak!"


 Darbelere tanık oldukça, kenetlendi yüreğimizde milli şuurumuz.

 Sevgiden mahrum kalmış çınarlara ses olabilmeyi arzu ettik ifadelerimizde:


"Sevgiler büyüttüm her canlıda

Candan yakın dalgalarda boğuldum

Sen vardın hep kirpik uçlarımda

Yağmurlara karıştırıp büyüttüm

Kimsenin haberi olmadan"


Gurbetin  bu çetin yolculuğunda kaldığımız odalarda dil olduk.Dilsiz olduk sevgiye kalemle en büyük ifadelerine yer verdiğimiz:



Sevgisiz bırakılan yavru kuşlar

Büyüdüğünde penguenlere benzer çocuk

Yetmemiş kanatlarını çırpar aşka dokunmak için

Yetmemiş iken şefkate kalpleri

Merhamet size vurulur

Sevgisiz bırakılan yavru kuşlar

Büyüdüğünde

Dokunsan yıkılır çocuk

Sakınsan kaçar avuçlarından

Sefih karanlıklara"




"Şehirleri de şehir yapan içindeki insanlar" demiştik.


O zaman; "Kafanız bir şehir kadar kalabalık iken bir şiir arzulayacak kimi zaman yüreğiniz"



Teşekkür ederim...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page