top of page
  • Instagram Sosyal Simge
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube
  • Blogger Sosyal Simge
  • Amazon
  • Pinterest

İTİRAF EDİYORUM DOKTOR

İtiraf Ediyorum Doktor isimli kitabımı anlatacak olursak;

"Büyük itiraflarımız var kendi içimizde

Gün yüzüne çıkarmaya hazır mıyız" sloganıyla çıktığımız bu kutlu yolda;

"Reşit bir zamanın kılıfında sırlanıyor nameler

Gözler ulu orta karanlıkları kovalıyor yokluğunda

Bilirim gitmenin vakti değil yaş kemale ermişken

Bahara el veren çınarın yaprağında ufalanıyorum"

diyerekten ifade ettiğimiz dizeler sonbahara münhasır dökülen yaprakların bir nişanesi olduğu gibi asıl ismindende anlaşılacağı üzerine içimizde derpleşen duygulara bir çağrı niteliği taşıyor.

İçimize attığımız her duygu bizi olur olmadık bir hastalığın içerisine sürüklediği mağlum...

Bu yüzdendir ki en büyük acıların bir dayanağı olan göz yaşı bizi insan içerisinde güçsüz gösterdiği gibi bizim durumu kabullenip rahatlamamızı da sağlıyor.Dizelerimde belirttiğim üzere;

"Ağlamak anlatabilmektir bazen

Parmaklarının göz kenarlarında kurduğu bentte

Yıkıp geçebilmektir gözlerinle ellerinden

Yerlere rahmet gibi inen güllelerinle" ifadeleri bunu açık bir şekilde itiraf ediyor.

Bir şehri kaldırmaya bir insan yeter.Bir kağıtı kalemle lekelemeye, kömür tozuyla... Bir şehirde iken bir şehirden eden insan, içimizdeki kırıntılara aman vermeden en pervasızca zamanı kollar ve işte o zaman şekiller ve şehirler bir renge bürünür...Biz itiraflarımızdan çekinmedik dizelerimizde;

"Bu şehir boyar gözlerimi

Bu sokak lambaları dağ yamaçları

Kararan günlerin aydınlığı olur kalemim

Yıkayıp yaprakları çarşaf gibi camlara serdiğim

Açık pencerelerden gelen serinliğim

Sessizliğim olur bir nevi" diyerekten itiraf ettiğimiz ifadeler.Herşeyin bir insanla başladığının da bir nevi kanıtı...

Hepimiz yaşamın verdiği zorluklardan bir müddet arınmak için inzivaya çekiliriz.Kimi zaman bir deniz ortası diyerek ifadelerimizde;

"İnzivadayım

Bir deniz ortasında

Vapurların sirenleriyle irkiliyorum

Ve dikiliyorum geçmişin bir kenarına

Yanacak bir geçmişim yok yakacakta geleceğim diyorum

İnzivadayım

Ve hep Allah'a şükrediyorum" diyerekten en büyük itirafımızı etmişizdir kimi zaman...

Küçük yaşta kız çocuklarının evlendirilmesi ve okullardan mahrum bırakılması son zamanlarda kadınlara yapılan şiddet ve zulme bir itiraf olarak yer alan dizeler itiraf etmeliyim ki yürekleri burkan bu insanlık dramını ifadelerimde de belirttiğim üzere;

"Sen küçüğüm hiç düştün mü

Bir babanın elinden

Bir annenin gözünden

Sokak sokak dolanıp üşüttün mü

Bir şefkat tokatına muzdarip kaldımı yanakların

Yanık bir yağmurda rahatlayıp

Tanındık bir bankta uyuttun mu

Umutları yarınları ve yakınları" diyerekten itiraf ettiğimiz dizeler kız çocuklarınında okunmasına bir nişane kadınlara yapılan şiddete hayır niteliğinde bir nevi ses ve itirafımızdır.

Farkındalık ve farklılığın bir ince çizgisidir, görmek...Örnek vermek gerekirse; tohum, sadece aralarından bir tanesi...Görmek aslında imani mertebede açılan bir anahtar.Bakmaktan çok görmeyi ifadelerimde şöyle bir kapı araladım ki,

"Gözler ki dalgalı dalların üstünde

Gözler ki masumiyetin en büyük aynası

Yetmiş bir tohum koparıldıysa dalında

Hakkın beşere büyük bir meyvesi "diyerekten artık hepimizi görmeye görülmeye çağırıyorum.

Doğduğumuz günden bu yana hepimiz uykususuz. ifadelerimde de itiraf ettiğim üzere;

"Uykususuz!

Dünü unutup,

Yarına umutlanamayacak kadar"

Duygular içimizde sırlanan bir parça, bunun en büyük delili ise geçmişimiz.Vatan toprağına kalbini dayamış her insanın bir itirafıdır bu dizeler;

"Bir şan ile süzülse bayrağımın kızıl yüzü

Ak ile dizilmiş ayı yıldızı

İçimizdeki vatan duygusu

Sönmeyecek olan bir köz içinde"diyerekten ifade ediyor.

Ömür hayatımızın en büyük gerekçesi, yaşadığımız her anın kıymetini bilmemiz gerek ama velakin ifadelerimde de belittiğim üzere;

"Kırk yararak kımıldayan bu zaman

Yetişilmeyen bir atlı

Kaygıda yüreğim secdeler uzak düşüyor artık

Artık bir ömürden yiyormuş gibi

Yaşıyorum kimi zaman"diyerek hepimizin içinde bulunduğumuz bu durumu itiraf ediyorum.

Hastalığın aman vermediği bir zamandır içimize attığımız duygular. En olur olmadık yerde yakalar bizi...



 Bu kez kitabımın ismiyle başlamak istiyorum. İtiraf ediyorum doktor!! "İri ufak kumları üzerime yorgan diye sermişler Denginde çalınmış umutların hayatın orta yerinde Kulağıma fısıldamış yılanlar böcekler Ayrılığın merasimini Çekilmişse kızıllığım tenimden O deniz mavisi gözlerim karışmışsa gök yüzüne Ruhumu beyaz çarşaflara bürüyüp Koca bir karanlığın içinde Dar bir tabuta hapsetmişler Kim kıyabilir ki sevdiğine Vicdana törpü vurulmamış yürekleriz İncindik hep gidenler içinde Şimdiyse ebede giden biziz Bir kanserin sebebiyle" diyerekten itiraf ediyorum. Hepimiz içimizde derpleşen sırlara bir kapı aralayalım.Hayatın verdiği stresten uzak kalınacak bir yer. Kendimden bahsedecek olursak;


 
 
 

Yorumlar


bottom of page